RitimBlog Koşu Postası #15
15 Hafta, dile kolay

Bu hafta Koşu Postası 15. kez önemli, ilgi çekici ve motive edicinin kesiştiği küçük bölgeden özet haberlerle karşınızda. Keyifli okumalar. 

Postanın önceki sayılarını kaçırdıysanız posta arşivine göz atabilirsiniz. Bu yayının hoşuna gideceğini düşündüğünüz arkadaşlarınız varsa en alttaki bağlantıları kullanarak ya da bu epostayı yönlendirerek onları da postadan haberdar edebilirsiniz. Posta ile ilgili olarak bana posta@ritimblog.com adresinden ulaşabilirsiniz.

19 Temmuz 2018

Eiger Ultra Koşuldu

Heybetli dağlarda geçen yarışlar çok güzel, çok zorlayıcı ve bu nedenlerle çok da çekici ama bazı riskler barındırıyorlar. Yüksek dağ gruplarında havanın ne zaman ne yönde seyredeceği hiç belli olmuyor. Her şey yolunda gibi görünürken bir anda fırtına kopabiliyor. Bu gibi coğrafyalarda meydana gelen kötü hava koşullarının şakası olmuyor. Parkurda yarış devam ederken hava ve/veya zemin koşulları aniden insan hayatını tehlikeye atacak seviyede bozulabiliyor. Eiger Ultra'nın bu yılki edisyonunda da bu durum yaşandı. Akşam üzeri saat 6'ya doğru hızla kötüleşen hava şiddetli bir fırtınaya dönüşünce yarış birçok ara istasyonda durduruldu. Bu olay olduğunda bazı elitler son istasyonu geçmiş, hatta bazıları yarışı bitirmişti bile. Saat 8 gibi yarış yeniden başlatıldı. Ancak bazı istasyonlar arası durum çok kötü olduğundan bu istasyonlar arasında koşucular teleferikle taşındı. Bazı koşucular bitirmişken durdurulan, sonra yeniden başlatılan, bazı katılımcıları taşınan bir yarışta sıralama ve zamanlama ne kadar doğru yapılabilirse yapılmaya çalışıldı ama işler epey karıştı.

Yarışı bir önceki hafta Erciyes Ultra'da VK ve 25 km koşan, her ikisinde de Ahmet Arslan'ın ardından ikinci olan Pau Capell kazandı. Bu yıl hem UTMF'de hem de Laverado'da ikinci olan Capell sonunda şeytanın bacağını kırdı. İsviçre Alplerindeki 101 km'lik bu kırıcı parkuru 11 saat 24 dakika ile Jason Schlarb (11:57) ve Peter Van der Zon'un (12:05) önünde birinci olarak bitirdi. Kadınlarda ise Katrin Götz 13:49 ile birinci olurken arkasından gelen Eva Sperger (14:11) ikinci ve Caroline Benoit (14:20) ise üçünü oldu. Zaten kadınlarda 101 km'lik ana parkuru bitiren sadece 11 isim vardı.

Pau Capell aldığı güzel sonuçlarla bu sene UTWT puan sıralamasında ilk sıradaki yerini sıkı sıkıya koruyor. Şu an itibariyle erkeklerde sıralama şu şekilde: Pau Capell (1825 puan), Dylan Bowman (1400) ve Gediminas Grinius (1240). Kadınlarda ise durum şu: Kelly Wolf (1700), Courtney Dauwalter (1700), Miao Yao (1565). (Tüm sıralama)

Fotoğraf: Yarışın resmi sitesinden

Killan Jornet Bob Graham Round'daydı

İngiltere'nin kuzeybatısında dağlar ve tepelerle kaplı bir bölge var; Lake District. Bu biribirine geçmiş tepeler arasında/üstünde koşmaya Fell Running deniyor. 'Fell' hem eski İngilizcede "tepe" anlamında kullanılıyordu hem de yeni dilde "düşmek", "devrilmek" anlamına geliyor. Türün adı bu iki anlamdan geliyor. Lake District'te en kısa sürede tepelerin kaçına tırmanılıp inilebileceği üzerine yarışılmaya daha 1800'lü yıllarda başlanmış. 1932'ye gelindiğinde Bob Graham 24 saatin altında 42 tepeye tırmanıp inerken yaklaşık 107 km katedip 8230 m yükseklik kazandığında bu parkur özel bir ada sahip olmuş: Bob Graham Round. O zamandan beri bu parkuru daha hızlı koşmak için çok sayıda patika koşucusu çabalamış, halen de çabalıyor. Bu parkurun takibini yapan bir kulüp bile var. Kulübün verilerine göre deneyen her 4 kişiden sadece biri 24 saat içinde başladığı yere dönebiliyormuş. Şu ana kadar yaklaşık 2000 kişi bunu başarabilmiş.

Son rekor 1982 yılında Billy Bland tarafından 13 saat 53 dakika ile kırılmış. Geçtiğimiz günlerde dağ ve patika koşularının en tanınmış isimlerinden olan Killian Jornet de parkurda kendini denedi. Denemesi 36 yıldır kırılamayan rekorun kırılması ile sonuçlandı. Jornet kendi söylemiyle, Bland'den çok daha iyi koşullarda koştuğu ve çok daha büyük bir destek aldığı denemesini 12 saat 52 dakikada tamamladı. Eski rekorun sahibi olan Bland hem ara bir noktada hem de bitişte kendisine destek verdi.

Killian'ın böyle bir parkurda bunu başarması normal koşullarda çok az insanı şaşırtır. Ancak mart ayında fibulasını kırmasından sadece 4 ay sonra Marathon du Mont-Blanc'ı 3:54:54 ile kazanması ve hemen bir hafta sonra Bob Graham Round'da elde ettiği bu başarı oldukça şaşırtıcı. Bakalım bundan sonra planlarında neler var?

Fotoğraf: run247.com sitesindeki ilgili haberden

Hardrock 100 Geldi Çattı

Geçen haftaki sayıda "The Double" rekorundan söz etmiştim, anımsarsanız. Bahsi geçen rekor Western States 100 mil yarışı ile Hardrock 100 mil yarışlarını art arda koşarak toplam süreyi minimize etmek üzerine kuruluydu. İşte o ikinci yarış bu hafta sonu. 100 millik parkurunda 10.000 metreden fazla yükseklik kazanımı barındıran yarışta çıkılan zirvelerden en yükseği 4.200 metre civarında. Colorado'nun San Juan dağlarındaki parkur hem çok güzel hem de çok zorlayıcı. Koşucular 13 defa 3.700 metrenin üzerindeki tepelere tırmanacaklar. Yarış 1992'den beri -1995'teki aşırı kar yağışı ve 2002'deki orman yangını nedeniyle yaşanan iptaller haricinde- her sene koşuluyor. Her yıl parkurda önceki yılın tersine koşuluyor. Bu yıl saat yönünde koşulacak. Bu yarışın ilginç bir özelliği de bitiş çizgisinin olmaması ve yarışı tamamlamak için üzerinde bir koç başı çizimi bulunan sert kayayı (Hardrock) öpmek gerekiyor olması. Yarışı tamamlamak için dayanıklılık dışında dağcılık, vahşi yaşamda hayatta kalma ve yön bulma gibi yetenekler de gerekiyor. Çok sert iniş ve çıkışlara, medeniyetten çok uzak noktalara, çok yüksek irtifalara sahip parkuru tamamlamak için verilen süre 48 saat. Ortalama bitirme süresi ise 41 saatten biraz fazla. Yarış sabah 6'da başlıyor, yani 40 saatten sonra bitirirseniz güneşi iki defa batıracaksınız demektir. Geçerli rekor Killan Jornet'e ait, 2014 yılında 22 saat 41 dakika ile kırdı. Kadınlar rekoru ise 2009'da Diana Finkel tarafından kırılmıştı (27:18). Yarışa katılmak için bir çekilişe katılmak gerekiyor. Çekilişe katılmak içinse bazı gereklilikler var. Her sene 150 civarında koşucu start alabiliyor.

Kadınlarda daha önce Western States'i 3 defa kazanmış, UTMB'de birinci olmuş, Marathon Des Sables kazanmış Nikki Kimball favoriler arasında ilk göze çarpan isim. UTMB'de iki defa ilk ona giren, bu sene de UTMF'de ikinci olan Kaori Niwa da izlenecek isimler arasında. Anna Frost ve Andrea Huser ise yarıştan çekilen önemli isimler. Erkeklere gelince... Killian Jornet arka arkaya 5 yıl koştuktan sonra bu yıl yarışta olmayacak. Onun dışında çekilen diğer iki önemli isim Adam Campbell ve Mike Foote. Onların yokluğunda en favori isim iki kez UTMB kazanmış olan Xavier Thévenard. Tanıdık isimlerden geçen hafta ikinci The Double rekorunu kovalama ihtimalinden söz ettiğimiz Jeff Browning ve toparlanma hızıyla başları döndüren Mike Wardian var.

Ne zaman Hardrock yarışından söz açılsa aklıma Kroger's Canteen istasyonu ve o istasyon hakkındaki kısa film gelir. 4.000 metre rakımdaki daracık Virginius Geçidi'ndeki bu istasyon yarışta ve tarihinde çok önemli bir yere sahip. 10 defa yarışı koştuktan sonra istasyonun kaptanlığını alan Roch Horton, istasyondaki ekibe sadece daha önce bu yarışı bitirmiş kişileri alıyor. İstasyonun hazırlanması bir hafta sürüyor. Bu istasyonda yarış sırasında koşuculara tekila ve mezkal sunuyorlar. Daha detaylı bilgi ve güzel görüntüler için videoyu izlemenizi öneririm.

Sri Chimnoy Yarışı "Hala" Devam Ediyor

Postanın 11. haftasında detaylarından söz etmiştik. Yarış hala devam ediyor. 30 günün sonunda lider değişmiş durumda. Vasu Duzhiy 2082 mil ile önceki haberimiz sırasında lider olan Kobi Oren'in (2031 mil) önüne geçmiş durumda. Son durum hakkında detaylı bilgiye şuradan ulaşablirsiniz.

Yeri gelmişken anımsatayım: postanın eski sayılarının tümüne şu adresten her zaman erişebilirsiniz. 

Ya Tavşan Kaçarsa

Sürekli takipçiler anımsayacaktır, ara ara postada Koşu Gazetesi'nde ya da RitimBlog'da yazdığım eski yazılardan rastgele paylaşmaya karar vermiştim. Hem yazılar yeniden canlansın hem de bir şekilde denk gelmemiş olan varsa bu yazılardan haberdar olsun diye düşünmüştüm.

Herkes en az bir kere düşünmüştür, koşu yarışlarındaki tavşan atlet yarışı bırakmayı reddederse, yani "Ya tavşan kaçarsa ne olur?" diye. İşte bu hafta paylaşacağım eski yazı bununla ilgili. 

 

Şimdilik bu kadar. Öneri ve görüşlerinizi lütfen paylaşın. İlgileneceğini düşündüğünüz kişileri aşağıdaki bağlantıları kullanarak bu postadan haberdar ederseniz sevinirim. 

Bir sonraki postada görüşmek dileğiyle.

Bu postayı aldınız çünkü Ritim Koşu Postası abonesisiniz. Artık bu yayınları almak istemiyorsanız en alttaki "Listeden Çık" bağlantısını kullanabilirsiniz

 

Koşu Postasına Üye Ol
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Epostayı Yönlendir
RitimBlog

Bu eposta Mert Derman tarafından periyodik olarak hazırlanıp üyelere gönderilmektedir. 

MailerLite